Friday, August 31, 2012

Muzlu Pasta Tarifi










Muzlu pasta yapmak için bütün malzemeler oyunumuzda sizleri bekliyor.Kısa bir süre içerisinde pastamızı yapın.Oyun MOUSE ile oynanıyor.



































Thursday, August 30, 2012

2000'den Sonra Yeni Kaşifler filminin fragmanını izle

2000'den Sonra Yeni Kaşifler bu haftasonu gosterime girecek. Filmi online full indirmek icin bu linke tiklayin 2000'den Sonra Yeni Kaşifler full türkçe dublaj izle tek part Son aylarin en super filmlerinden biri. Bu filmi ne olursa olsun kacirmayin. Oyunculuk son derece gorkemli.

30 Ağustos 'Zafer Bayramımız Kutlu Olsun''


''Zafer Bayramımız'' Cumhuriyetimizi yok etmeye çalışan , insanlarımızı birbirine düşürmeye çalışan , ayrımcılığı gündeme getiren , Atamızın kemiklerini sızlatan ve yandaşlarına öncülük eden tüm düşmanlara inat KUTLU OLSUN !








Kokteyl elbise ve çay boyu elbise

Kokteyl elbiseler ve çay boyu elbiseler


, onun için doğru kıyafet olmalı. Özenle doğru kıyafet stillerini bilmek ve benzer elbise arasındaki farkı emin değil, özellikle bazen zor olabilir. Bir kokteyl akşam yemeği için, kokteyl elbiseleri kesinlikle sadece sizin için stilleri vardır. Gerisini birini kullanın ve çay boyu elbise tercih edebilirsiniz. Kokteyl elbisesi ve çay boyu elbiseler arasında bazı farklılıklar vardır. Bir parti için çay boyu elbise seçerken bir hata oluşmaması için, farkı bulmak için okumaya devam edin.


Çay uzunlukta elbiseler fazla yapı yok, bu yüzden yemek dışarıda yemek için aşırı samimi olarak kabul edilir. Çay elbiseler birçok açıdan bugün değiştirmiş olsanız bile, bir gün elbise olarak kabul sessiz. Çay uzunlukta elbiseler genellikle kumaştan yapılmış ve flowy yapılandırılmamış ve elbise detayları kadınsı vardır. Terziler genellikle çay boyu elbise için hafif ve parlak renkler seçin. Tüm bu özellikleri ile, çay boyu elbise parti tarafından sıralamak değildir. Çay uzunlukta elbiseler normal bir yemek için uygundur.


kokteyl elbisesi daha resmi. Bir topu cüppe yok, zarif ve şık bir görünüm için tasarlanmıştır. Kokteyl Elbiseleri bilgiler içerebilir, fakat detayları kadınsı bir görünüm ve daha yapısal bir görünüme sahip. Kokteyl elbiseler sayısız stilleri vardır. Bu elbiseler parlak kumaş, dekorasyon için boncuk, kısa uzunluğu karakterize edilir. Uzunluk kokteyl elbise genellikle diz üstünde.


kokteyl elbisesi sık görülen nerede? Kokteyl büyük olasılıkla görülmektedir. Yerler dışında, şık restoran ve barlar bir kokteyl elbisesi görmek popüler yerlerdir. Daha sonra elbise nedenle resmi bir akşam yemeği olarak kabul edilebilir. küçük siyah kokteyl elbisesi parti için yanlış giysileri kabul edilemez. Eğer yaratıcı kişi iseniz, uyum için ihtiyaçlarını karşılamak için maksi elbiseler akan seçimi. Arty olmak istiyorum, ama yok siz bayanlar hala büyük, basit ama güzel bir şekilde dekore elbise veya tercihlerinizi tatmin istiyor feminen elbise görünüyorsa. bir kokteyl elbisesi için temel unsurları, temiz, düzenli ve acımasız. , Iyi elbise için kişisel bir dokunuş eklemek pratiktir. Eğer başkaları tarafından bilinir hale elbiselerini verileri tarafından çeşitli fırsatlar Will. Parti, P elbise ayrıntılara ve doğru yaratıcı kişisel dokunuş için doğru seçim ile öne çıkarın olacak.Yazar Hakkında


Bu makalenin Kullanımı ve dağıtımı bizim Yayıncı Yönergeleri tabidir
Buna göre, orijinal yazarın bilgi ve telif hakkı dahildir.

Mesaj navigasyon


← önceki

Tuesday, August 28, 2012

Sunday, August 26, 2012

Fırında Salamlı Mısır Tarifi






































Fırında Salamlı Mısır


MALZEMELER

2 kutu misir konservesi (500 gr)

4-5 dilim salam

2 dis sarmisak

3 çorba kasigi tereyag

4 çorba kasigi tepeleme un

2 su bardagi süt

1/2 kutu krema

Üzerine Serpmek Için: Galeta unu

Tuz, karabiber, muskat

YAPILIŞI

Misirlari süzgece alip suyunu süzün. Salamlari uzunlamasina ince seritler

halinde dograyin. Derin bir tencerede tereyagini eritip dövülmüs sarmisagi

1-2 dk çevirin. Unu ekleyip az kavurun. Karisima sütü ilave edin ve pütür

pütür olmaması için kuvvetle çirpin. Kaynamaya yakin kremayi ekleyin.

Karisim kaynayinca tuz, karabiber ve muskati ilave ederek atesten indirin.

Yaglanmis firin kabina hazirladiginiz sütlü sostan bir miktar dökün. Üzerine

misirlarin yarisini yayip salam dilimlerini yerlestirin. Salamlarin üzerine bir

miktar sos döküp kalan misiri yayin. Malzemenin üzerini sosla kaplayin.

En üste galeta unu serpip findik büyüklügünde tereyag toplari yerlestirin.

Firinda pisirip üzerini izgarada kizartin. Sicak servis yapin.

Tarifi Yok

   Merhaba.

   Yazamamamın sebebi yazacak bir şeyim olmamasından değil. Aksine yazacak o kadar çok şeyim var ki. Çektiğim acının tarifi, haddi hesabı yok. Ölüyorum sanki. Ama şu an içimden geçen her kelimeyi buraya aktarsam korkarsınız :) Psikolog muamelesi yapmak istemem kimseye burada ama durum bu. Dün konuşma ve ikna etme çabalarımdan sonra bütün gece ağladım. Bütün koca gece. Uyumadım, bütün sabah ağladım. Arada kendimi durdurup 1 kere odadan çıktım, bi tanecik börek yedim ölmemek için. Sonra ağlamaya devam ettim. Hala da ediyorum. Bu yazıyı yazarken istemesem de o kadar çok yaş akıyor ki gözümden, bütün yüzüm ve tişörtümün üstü ıslak. Kimsenin odaya gelmemesi büyük şans, umarım gelmemeye de devam ederler. Ekranı göremeyip yılların getirdiği alışkanlıkla yazıyorum aslında, arada görebilince yanlışları düzeltiyorum.

   Her şeyimi kaybetmiş gibiyim. Sizin hiç yaşamak ve bu acıyı daha fazla çekmek istemediğiniz oldu mu? O kadar derin,o kadar büyük ki acım çoğu insana saçma gelecektir eminim. Alt tarafı aşk acısı derler belki de. Evet ben de daha önce aşk acısı çektim ama hiçbiri bunun yanına bile yaklaşamazdı. Bu,bu tarifi olmayan bir şey. Bunun tarifi yok. Ancak ölüm acısı şu an bundan daha kötü olabilir benim için. Ondan da Allah korusun zaten.

   Öyle çok, öyle çok sevdim ki onu. Evet hatalarım çok. Hatalarım dolu. Ama her insanı değiştiren bir dönüm noktası vardır ya, benimki de onu kaybetmek. Öyle değiştim ki ben bile tanıyamıyorum kendimi. Bütün o hatalardan belki de bir insanın alabileceği en büyük ve en etkili, en kalıcı dersleri aldım. Artık ne olursa olsun yapmam bir daha. Ama buna inanıyor mu? Hayır. Her şey için artık çok geç diyor. Beni sevmediğini söylüyor. Gözünde yerim çok değişmiş, artık daha zekiymiş, her şeyi görüyormuş... Düşündüğün gibi değilim diyorum bunu hiç sorgulamıyor, denemiyor ya da görmek istemiyor/görmeye çalışmıyor. İnanmıyor. Oysaki bir şans verse ben söylediğim her şeyi tek tek kanıtlayabilirim ona. Ne kadar sevdiğimi de, ne kadar değiştiğimi de, artık o hataları yapan kız olmadığımı da ya da düşündüğü gibi biri hiç olmadığımı da. Ne düşünüyor aslında tam olarak bilmiyorum ama hiç hoş olmadığını hissediyorum.

   İnsan hayattan ne ister? İyi bir iş, iyi bir eş, para, mutluluk vs. Ben ne istiyorum biliyor musunuz? Onun sevgisi. Tek düşündüğüm onun sevgisi. Tek istediğim onun sevgisi, onun benimle olması. Yanımda olması. Her gün, her gece nasıl dua ettiğimi bir görseniz siz bile üzülürsünüz halime. Bu kadar zayıfmışım demek ki ben. Bu kadar güçsüzmüşüm. Yakında üniversiteye başlıyorum ama zerre umurumda değil. Hiç değil.

   Biliyorum bana sorunlu,deli,takık diyeceksiniz belki de. Bu haldeyken doğru düzgün düşünemiyorum bile. O yüzden çok da haksız sayılmazsınız. Ama aşk acısından ölmek diye bir şey varsa bunu yapıyor olabilirim şu an. Sanki ölüyorum gibi bu his. Sanki ölüyorum gibi.

   Benimle görüşmek bile istemedi. Beni görmek istemedi resmen. Şu an tek ihtiyacım olan şey onun sarılışıyken, ancak onun kokusuyla huzur bulabilecekken istemedi beni görmeyi. Allahım diyorum başıma bir şey gelsin de yanımda olsun. Sarılsın bana. Sonra saçmaladığımı fark ediyorum. Annem üzülür bana bi şey olursa. Ama yine de sarılsın bana.

   Birine sarılıp doya doya ağlamaya ihtiyacım var. Aklımda bi kişi de var üstelik keşke o olsa bu kişi dediğim ama olması imkansız. Başka da kimse yok. Odada yalnızım kimse gelmiyor. İyi ki de gelmiyor. Umarım gelmemeye de devam ederler.

   Tarifi o kadar imkansız ki bu acının, nasıl bir şey olduğunu tabii ki bilmememe rağmen ölüyorum gibi sanki diyorum. Bu acı o kadar yoğun,çok,derin... O kadar kötü ki. Hayat enerjisi, neşesi kalmayan biri oldum. Tek yaptığı sürekli ağlamak olan birine döndüm. Bir insan ne kadar ağlayabilir ki? İşte ben bunun sınırlarını zorluyorum. Düşünün bir bütün gece uyumayıp ağlamış, sabah ağlamış, öğlen ağlamış, bu yazıyı yazarken hala ağlayan birinden bahsediyorum. Saatlerce arada miniminnacık molalar vererek dur durak bilmeden ağlamış ama hala bu acının zerresini bile içinden söküp atamamış birinden bahsediyorum.

   Diyorum ya, bu acının tarifi yok.